İlgili aramalar: müzik - özledİm - özlem çekem -  aŞk -   sevgİ -   Özlemek
kişisel gelişim - TÜLAY IN SAYFASI - Blogcu Myspace Backgrounds




TÜLAY IN SAYFASI

24/12/2008 - YAŞAYINCA ANLADIM

Kategori: kisisel gelisim


Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

Can YüceL


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/12/2008 - YAŞAM

Kategori: kisisel gelisim
Franklin, bir çocuğa bir elma vermiş.
Çocuk çok sevinmiş.
Bir elma daha vermiş.
Çocuk daha çok sevinmiş.
Bir elma daha verince;çocuk sevinçten deliye dönmüş.
Ve bir elma daha verince, çocuk dört elmayı elinde zaptedememiş, sonuncusunu düşürmüş yere...
Bu sefer ağlamaya başlamış çocuk.

Hayat böyledir işte...
Hayal etmediğimiz bir saadete eriştikten sonra,onun bir lokmasını dahi kaybetmek bizi perişan eder.

"Keyifler değildir yaşamı değerli yapan.
Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan...


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/12/2008 - EN SON KİMİ,NE ZAMAN ÖZLEDİNİZ

Kategori: kisisel gelisim
kimi özlediniz?



Bazı duyguları hiç özler misiniz!

Özlerseniz belki o kaçırdığınız duygulara yeniden kavuşabilirsiniz diye düşünüyorum.

Önce bizzat özlemek fiili ile başlayalım. En son kimi ne zaman özlediniz?

Bir yerde rastladığımız eski bir arkadaşa sarf ettiğiniz sözleri kast etmiyorum.

-Nerelerdesin, özlemiştim seni!

-Aynen ben de öyle, seni merak ediyordum, bir süredir ortalıkta yoksun.

-Görüşelim.

-Muhakkak görüşelim, arayı bu kadar uzatmayalım! Öptüm.

-Mutlaka ara beni, yoksa küserim!

*

Katiyen yukarıdaki yaklaşım benim kastım değil. Bu sözler tekrar tekrar yaşadığımız karşılıklı sahtekârlığın dışa vurumu.

Sahtekârlığı iki taraf da yaptığı için kimsenin kimseyi yüzlemesi mümkün değil. Hatta sizi izleyenler de sık sık benzer sahtekârlıklara başvurdukları için çevredekilerin sizlere:

-Bre sahtekârlar! Birbirinizi özleseydiniz çoktan birbirinizi arardınız, demesi mümkün değil.

*

Sorum basit.

Etrafta hiç kimse yokken, kendi kendinize özlediğiniz kişiyi hatırladığınız, özlemin içinize oturduğu, burnunuzun sızladığı, gözlerinize iki damla yaşın biriktiği durum en son ne zaman oldu?

Ne zaman?

En son ne zaman bir insanı, hatta bir hayvanı veya bitkiyi gerçekten özlediniz?

En son ne zaman hasret içinizi kavurdu?

Gözlerinize yaşlar doldurdu?

Burnunuzu fena halde sızlattı?

Ne zaman?

Ben giderek özleme yeteneğimizi kaybettiğimizi düşünüyorum.

Sanki dünyada özlemeye değer hiçbir insan yok.

Sanki birini özlemek 21. yüzyıla yakışmıyor.

Sanki bu dünyada özlem tedavülden kalktı.

*

Ancak, özlediğim bir insan olmayınca sanki kimse de beni özlemiyor gibi bir duyguya kapılıyorum. Özlemeden ve özlenmeden yaşamaya başlayınca da sanki hayatın anlamı tamamen yitiyor. Ulaşılacak kimsesi olmayan bir insan boşluğa çakılmış gibi durmaz mı?

*

Saatlerdir beklediğiniz tren nihayet perona giriyor, üfleye püfleye duruyor, son dumanını havaya saldıktan sonra sesi tamamen kesiliyor. Ellerinde valizler, insanlar yavaş yavaş trenden inmeye başlıyorlar.

O yok!

Aman Allah’ım o yok!

Giderek trenden inen insanlar seyreliyor.

Peronda tam tek tük insan kaldığı sırada, trenin merdivenlerinde gözüküyor.

O zaman hatırlıyorsunuz. Hep böyle arkaya kalır.

İster istemez bir tebessüm dudaklarınıza yerleşiyor.

Göz göze geliyorsunuz.

İşte o, her şeye bedel gülümseme yine karşınızda.

Size kavuşup sarılana kadar geçen ‘an’ın tadına hayatta başka ne zaman varacaksınız?

Hatta bir daha böyle bir ‘an’ yaşayabilecek misiniz?

Yüreğiniz sanki ağzınızdan çıkacak, sarıldığında kokusu ciğerinize dolacak, farkına varmadığınız iki damla yaş gözlerinizden onun yanaklarına akacak.

‘‘O an için ömür bile verilir!’’

Özlemeyi, özlenmeyi çok özlüyorum!

Cüneyt Ülsever


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/12/2008 - İŞ

Kategori: kisisel gelisim
iş







Yetişkinler zaman zaman, çalışmaktan fena halde yakınırlar. Bu yüzden, çok uzun zaman önce konuşulan eski bir dilde (Latince’de) “iş”, “işkence aracı” anlamına geliyordu.

Labbe-Puch / İş ve Para, Çocuklar İçin Felsefe



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/12/2008 - YALNIZLIK

Kategori: kisisel gelisim
insanların kendilerine


Şarkı söyle, dans et ve neşeli ol ama herkese yalnız kalma fırsatı ver. Udun bile telleri yalnızdır ama hepsi aynı müzikle titrer.

Kahlil Gibran

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/12/2008 - SEVEMEMEMİZİN NEDENİ

Kategori: kisisel gelisim
love



Aşkı ölçmek, sınamak, denemek ve kurtarmak için aşka yönelttiğimiz bütün sorular belki de her şeyin yanı sıra aşkı kısaltmaya da yarıyor. Belki de sevemememizin nedeni çok sevmek istememiz. Yani karşımızdaki kişiden hiçbir istekte bulunmaksızın ondan onunla birlikte olmaktan başka bir şey istemeksizin kendimizi ona verecek yerde ondan bir şey (aşk) talep etmemizdendir…

Milan Kundera - Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

DETAYLAR AYNADIR FARKI YANSITIR.

Kategoriler

Arkadaşlarım

beyzaca
womentuana
filizden
kosedekigolge
kizlariminnakislari
didoli82
myoopie
caferose
ebrugiller
hulela
fatostuncay
SİBEL GÜÇLÜ
siirzevki
birgonulbal
gonuldeneledokulenler
nazardeymesin07
melisgil
meldaca
damladamar
sunaydan
fafmabatmaz
eraygil
nurgil
suskunbaz
cabukyemek
esila48














Günlük Burç






>